Demirciler örste demir döverken
Ergenekon denen yurdu görürsün!
Dolunay ufuktan göğe ağarken
Türk’e yol gösteren kurdu görürsün!
Çin Sarayı akla gelir o anda,
Zifirî karanlık, aysız bir günde,
Kutlu gaye için Kür Şad en önde,
Ardında kırk yiğit ferdi görürsün!
Onuncu asırda başladı çaba,
Oğuz boylarıyla şenlendi oba,
Nice derviş, sultan, alperen baba,
Yöreye Türk Mührü vurdu görürsün!
Horasan’dan erler gelir bu yana,
Rumeli’nde Derviş Yunus, Mevlana,
Hacı Bayram, Hacı Bektaş yanyana,
Anadolu piri dördü görürsün!
Yiğidin sevdası bir nazlı suna,
Öyle bir suna ki can katar cana,
Sonra nal sesleri… Tuna, Viyana…
Mehter vuran şanlı ordu görürsün!
Kimi yiğit vardır kolları bağlı,
Kimi yiğit vardır yüreği dağlı,
Kâh Köroğlu–Ayvaz kâh Dadaloğlu,
Elde yalın kılıç merdi görürsün!
Nihat’ım bu sırra eremez isen
Türklüğün hakkını veremez isen
Millî tarihini göremez isen
Her türlü belayı derdi görürsün!
Demirciler demir döğer: “Dan dan dan!”
Her şey Türk’e göre Türk tarafından.
Ozan Nihat






























