MODERN ÇAĞIN KAHRAMANLARI -2

  • e-Posta
Kahramanı olmayan milletler tarih boyunca itilip kakılmaktan, köle olarak yaşamaktan kurtulamamış ve sürü olmaktan öte geçemeyen bir ömür sürmüşlerdir. Ancak kaybetmeyi, bedel ödemeyi göze alabilen kahramanların çıkıp duruma el koymasıyla, mücadele etmesiyle makus talihlerini yenme imkanına sahip olmuşlardır. O kahramanlar her millette bu gün de hatırlanabilmektedir.

Bir toplumun gelişmesi, özgürlüğü ve mutluluğu, kuvvetler ayrılığı prensibinin, yani yasama, yürütme ve denetim mekanizmasının sağlıklı çalışmasına bağlıdır. İşte sivil toplum örgütleri bu nedenle gelişmiş toplumlarda demokrasinin ve denetim mekanizmasının vazgeçilmez unsurudur.

Şimdi modern çağı yaşamaktayız. Bireysel başarılarıyla tarihe adın yazdırmış karamanlarının yerini çağa uygun profildeki kahramanlar almıştır. Artık bireysel kahramanlıkların yerini de örgütlü mücadeleyle ortaya konan etkinlikler almıştır. Çünkü değişen çağda, gelişen teknoloji ve iletişim metotlarına, çeşitli propaganda tekniklerine, artan nüfus yoğunluklarına, vahşi kapitalizme, sermaye baronlarına, kukla yöneticilere ve inanç istismarcılarına rağmen bireysel kahramanlık yapmanın imkanı kalmadığı gibi, bunun anlamı da kalmamıştır.

Modern çağımızın kahramanları ülkü sahibi insanlardır. Ülkülerinin gereği olarak  dernek, vakıf, sendika (milli nitelikli olanlar) vb. örgütleri sırtlamış, çetin bir uğraş vermektedirler. Bakıldığında her ilde, çoğu zaman iki elin parmağını bile geçmeyecek sayıda kıt olan bu mücadeleci, fedakar, elit, ülkü sahibi kahramanların değeri, önemi ve aslında insanca yaşayabilmelerinin sebebi oldukları çoğu kişi tarafından anlaşılamamaktadır maalesef. Bazı eyyamcı kişiler tarafından sıklıkla bunlar hakkında dedikodu üretilir, yıpratılmaya çalışılır, bunun adına da “eleştiri” denilir ve her platformda işleri güçleştirilir.

Bu kahramanların değerini, önemini ve aslında ne ifade etiklerini anlayabilmek için onları tanımak, aynı pencereden bir an olsun bakabilmek gerekir.

Kimdir modern çağın kahramanları?
Nasıl düşünür, nasıl yaşarlar ve nasıl ölürler?

Gün olur, ülküsüz insanlara gıpta ile bakasınız gelir. Rahat yaşarlar. Tıpkı Şairin söylediği gibi: “Akl-ı şuur” ları vardır, “güzel” severler. “Bade” içerler, ömürleri mutfakla tuvalet arasında geçer ve nihayet göçüp giderler.

Ülkü sahibi kahramanların hayatı bambaşkadır. Sözlüklerinde rahatlık kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömürleri geçer. Mutfakla tuvalet arasında geçen süreçte yapacakları çok iş, çok uğraş vardır,  Ülküleri uğruna hemen herkesle, her şeyle zaman zaman çatıştıkları görülür. Arkadaşları ile, aileleri ile, hatta sevdikleriyle bile... 

 Belli bir ülkünün esaslarından ziyade politikanın değişen icaplarına uymayı tercih eden kudret sahipleri ile de sık sık ihtilafa düşerler. Çok defa, başları belaya girer; gene de sinmezler. Bu halleri birçok kişiye göre uslanmamaktır, kendilerine göre de; yılmamak.

Ülkü sahibi kahraman dünya nimetlerinden yana nasipsizdir.  Zaten gözü yoktur ki, nasibi olsun. Bir lokma, bir hırka ona yeter. Paraya karşı o kadar tok gönüllüdür ki, insanların hayretine sebep olur. Herkesin istediğini istemez, ne istediğini de herkes anlayamaz. Kendi egoist ve seviyesiz zevkleri dışında zevk tanımayanların gözünde “zevksiz” bir adamdır! Küçümserler onu, hayatı anlamamakla, üç günlük dünyanın hakkını vermemekle itham ederler. Böyle davranışları kaile bile almaz. Elverir ki, inandığına dokunulmasın!
    
Birçok sığ şahsiyetin nazarında o, zavallı bir hayalperesttir. Olmayacak fikirlerin rüyasına dalmış çabalamakta, başkalarını da buna teşvik etmektedir.

Bir gün fikirlerinin gerçekleştiği görülse bile, mücadelesinde başarılı olsa bile O’na hiç kimse “aferin” demez. Üstelik, “böyle olacağı zaten belli idi” buyrulur.

Kahramanın, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir aşkta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. Sevgili nazlıdır, sitemi eksik etmez, incinmeğe de hiç gelemez. Diğer sahalarda genellikle dikkatsiz hareket eden kahraman, sevgili bahis konusu oldu mu baştan başa haysiyet kesilir. Şahsına fenalık yapanlara pek aldırmaz ama, ülküsüne yan gözle bakanlara tahammülü yoktur. Sadakati için karşılık beklemez, mükafat istemez, bir garip kişidir... Ülküsüne hizmet edenlere son derece hürmetkârdır. Gerçek âşıklar gibidir; kıskanmaz. Sevgilisinin sevildikçe güzelleşeceğini bilir. Sevmenin gururu yegane süsüdür.

Modern çağın kahramanının en çok dinlediği “nasihat” tır. “Yapma” derler, “hayatını heba etme” derler, “gününü gün et” derler. O kadar çok şey söylerler ki, hiç bitmez. O hepsini dinler, ama hiçbirini tutmaz, gene bildiği gibi yaşar, mücadelesine devam eder.

Kahramanlarımızın en amansız düşmanları “kenarda durup ortada konuşan”, “tarlada izi olmadığı halde harmanda hakkı olduğunu” düşünen, boş-beleş “eyyamcı*”lardır. Menfaatlerine tapan bu adamlar, daha çok kazanmalarına, daha rahat yaşamalarına, makama, mevkiye gelmelerine mani olacak sanırlar, ülkü sahibi bu kahramanları ezmeğe, bitirmeye çalışırlar. Ne garip tecellidir ki, kahramanların gayretlerinden en çok faydalananlar da bu “eyyamcı”lardır.

Gün gelir, ecel hükmünü icra eder.  Ülkü sahibi kahramanımız dünyasını değiştirir. “Kalabalık” o'na acır, daha iyi yaşamış olmasını temenni eder. Halbuki o, inançları uğrunda yaşamanın hazzını tadamadıkları için ömrü boyunca “kalabalık”a acımıştır.

Dünyaya böyle bakmaya, ülküsüne böyle sahip olmaya kaç kişinin yüreği yeter sizce?
Gerçekten var mıdır böyle insanlar, varsa nerdeler hiç düşündünüz mü?

Evet vardır! Bu insanlardan bazılarını görmek istiyorsanız, bulunduğunuz yerdeki Türk Eğitim-Sen’e gidip bir çay için, sohbet edin.

Modern çağın kahramanları; iyi ki varsınız!
Sizler ülkünüz için en tehlikeli ormanlarda engelleri bir bir aşarak hedefinize ilerliyorsunuz. Bu yolculukta ayaklarınızda “çakalların, çıyanların, yılanların” diş izleri olacaktır. O izler sizin şeref ve gurur nişanenizdir.



*Eyyamcı: İlkesiz, egoist, menfaatçi, gününü gün eden kimse.

www.mustafakizikli.com

 

Yorum Ekle


ÇANAKKALE
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Orhun Kitapevi

Destan Romanlar

KAYADAKİ KURT
Göktürklerin Ergenekon Destanı, 80 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL
Reklam

URUMÇİ OLAYLARI

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Misafirlerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün280
mod_vvisit_counterDün504
mod_vvisit_counterBu Hafta2133
mod_vvisit_counterGeçen Hafta3166
mod_vvisit_counterBu Ay4392
mod_vvisit_counterGeçen Ay14373
mod_vvisit_counterToplam203463

Çevrimiçi: 36
IP: 38.107.179.238
Tarih: 10 / 02 / 2012