Gel arkadaş, gel seninle az dertleşelim;
Okuyarak hayat denen koca kitabı
Gönüldeki yaraları biraz deşelim.
Okuyarak hayat denen koca kitabı
Gönüldeki yaraları biraz deşelim.
Gömdüm kara topraklara melekten iyi,
Perilerden nazlı, güzel bir sevgiliyi.
Derin derin sızıldıyor gönlümde yaram,
Bana artık her saadet olmuştur haram.
Perilerden nazlı, güzel bir sevgiliyi.
Derin derin sızıldıyor gönlümde yaram,
Bana artık her saadet olmuştur haram.
Beni sardı kefen gibi mâzinin tülü,
Yere batsın bu toprakla bu korkunç mâzi !
Orda çünkü sevgilimle sevgim gömülü…
- Hey arkadaş sözünü bil, hem kendine gel,
Bahtiyarlıklara olmaz ölümler engel.
Bir sevgili kızı senden aldıysa toprak
Buna katlan, toprak için çünkü bu bir hak!
Yere batsın bu toprakla bu korkunç mâzi !
Orda çünkü sevgilimle sevgim gömülü…
- Hey arkadaş sözünü bil, hem kendine gel,
Bahtiyarlıklara olmaz ölümler engel.
Bir sevgili kızı senden aldıysa toprak
Buna katlan, toprak için çünkü bu bir hak!
Hem yaratan, hem büyüten topraktır bizi,
Üzerinde işitiriz ilk ninnimizi;
Fışkırttığı serin sular bize can verir;
Ormanları gönlümüze heyecan verir.
Üzerinde işitiriz ilk ninnimizi;
Fışkırttığı serin sular bize can verir;
Ormanları gönlümüze heyecan verir.
Hey arkadaş! Sende insaf duygusu yok mu?
Sana her şey veren, seni büyüten toprak
Senden bir tek kız aldıysa acaba çok mu?
Sana her şey veren, seni büyüten toprak
Senden bir tek kız aldıysa acaba çok mu?
Doğup ölmek… Millet için bunlar bir hızdır,
Toprak bizim beşiğimiz, mezarımızdır.
Toprak bizim anamızdır… İnsan yasına
Kapılarak nasıl söver öz anasına?
Toprak bizim beşiğimiz, mezarımızdır.
Toprak bizim anamızdır… İnsan yasına
Kapılarak nasıl söver öz anasına?
Hakikat ne şu göklerin derinliğinde,
Ne suların şâirâne serinliğinde…
Aristonun mantığında zerresi yoktur,
Fisagor'da, Eflâtun'da nebzesi yoktur.
Mefkûreler âleminde olunca kıtlık
Kafaların içerisinde başlar çıfıtlık:
Bir budala “zulüm yeter!” diye haykırır,
Bir it çıkar “proleter” diye haykırır!
Ne suların şâirâne serinliğinde…
Aristonun mantığında zerresi yoktur,
Fisagor'da, Eflâtun'da nebzesi yoktur.
Mefkûreler âleminde olunca kıtlık
Kafaların içerisinde başlar çıfıtlık:
Bir budala “zulüm yeter!” diye haykırır,
Bir it çıkar “proleter” diye haykırır!
Bir hayvanda hâkim olur cinsî heyecan,
Froyt denen Yahudiye gider , verir can…
Kimi kördür… Kendisine büyük gelir pek
Lenin denen o maskara vatansız köpek…
Froyt denen Yahudiye gider , verir can…
Kimi kördür… Kendisine büyük gelir pek
Lenin denen o maskara vatansız köpek…
O ne felsefenin, ne de “din”in “hiç”inde,
O, toprağın asırlardan beri içinde…
Hakikati bulmak için onu eşmeli,
Yükselmekten bir şey çıkmaz, derinleşmeli…
Göğe doğru yükselenler bir gün yorulur,
Derinleşen hakikati toprakta bulur.
Şu ne başı, ne de sonu olmıyan toprak
Gömdüğümüz vücutlardan gıda alarak
Bize hayat verir, bize tarih, mâzi yaratır.
Mâzi köhne kitap değil, şanlı bir satır…
O, toprağın asırlardan beri içinde…
Hakikati bulmak için onu eşmeli,
Yükselmekten bir şey çıkmaz, derinleşmeli…
Göğe doğru yükselenler bir gün yorulur,
Derinleşen hakikati toprakta bulur.
Şu ne başı, ne de sonu olmıyan toprak
Gömdüğümüz vücutlardan gıda alarak
Bize hayat verir, bize tarih, mâzi yaratır.
Mâzi köhne kitap değil, şanlı bir satır…
Mâzi ırkın yarattığı çoşkun bir seldir,
Mâzi bizim alnımızı göğe yükseltir,
Geçmişlerin gecesinden ışık alırız.
Mâzi bizim alnımızı göğe yükseltir,
Geçmişlerin gecesinden ışık alırız.
Bir düşünsen mâzideki olan işleri
Hâdisâtın büyüklüğü seni şaşırtır,
İstersen gel yadedelim o geçmişleri…
Hâdisâtın büyüklüğü seni şaşırtır,
İstersen gel yadedelim o geçmişleri…
Kaynar elbet damarında hâlis Türk kanın,
Damarında çünkü kanı var “Atilâ”nın,
Avrupa'nın her ırkından toplanan ordu
Onu Galya ovasında zorla durdurdu.
Damarında çünkü kanı var “Atilâ”nın,
Avrupa'nın her ırkından toplanan ordu
Onu Galya ovasında zorla durdurdu.
İrâdesi yenilmeden sinirle ete
Vatan için karısını bırakan “Mete”
Yasa için kardeşini öldüren “Çengiz”
Vatan için karısını bırakan “Mete”
Yasa için kardeşini öldüren “Çengiz”
Yeryüzünde bırakmadan küçücük bir iz
Geçip giden milyonlarca adsız kahraman,
Ki her biri bugün bize vermektedir şan,
Bu erlerin cisimleri toprakta kaldı,
Hangisini hangisinden üstün tutmalı?
Her birisi bu toprağın, bu ırkın malı…
“Tonyukuk”un gizlenmiştir dehâ kanında,
Bismark onun at uşağı olmaz yanında…
Geçip giden milyonlarca adsız kahraman,
Ki her biri bugün bize vermektedir şan,
Bu erlerin cisimleri toprakta kaldı,
Hangisini hangisinden üstün tutmalı?
Her birisi bu toprağın, bu ırkın malı…
“Tonyukuk”un gizlenmiştir dehâ kanında,
Bismark onun at uşağı olmaz yanında…
“Alp Arslan”la “Kılıç Arslan” şanlı bir fasıl,
Avrupayı rezil eden “Yıldırım”… Nasıl?
Avrupayı rezil eden “Yıldırım”… Nasıl?
Düşünsene ne biçim bir kahraman erdir
Ankarada Yıldırımı eriten “Demir”…
Ankarada Yıldırımı eriten “Demir”…
Bu kadar mı? Bu saydığım ancak bir kaçı!
“Katerin”le neler yaptı acaba “Baltacı”?
Anafarta cephesinde kim durdu en son?
İlk dayağı kimden yedi kuduz Napolyon?
“Katerin”le neler yaptı acaba “Baltacı”?
Anafarta cephesinde kim durdu en son?
İlk dayağı kimden yedi kuduz Napolyon?
Sevdiğin kız şu toprağa eğer girdiyse,
Sen toprağı eskisinden fazla benimse.
Bil ki toprak ebediyen senin olmuştur.
Sen toprağı eskisinden fazla benimse.
Bil ki toprak ebediyen senin olmuştur.
Bu dünyada bizim bir genç kızı sevmemiz
Filhakika gayet doğru, hem de çok temiz
Bir gayedir… Fakat bunun hudûdu dardır…
Sevgiliden sevgili bir mefkûre vardır.
Biz kız solar, yahut senin tükenir aşkın;
İnsan kalmaz uzun zaman neşeli, taşkın…
Ya mefkûre? Ebediyet onunla birdir,
Kişioğlu müebbeden ona esirdir.
Filhakika gayet doğru, hem de çok temiz
Bir gayedir… Fakat bunun hudûdu dardır…
Sevgiliden sevgili bir mefkûre vardır.
Biz kız solar, yahut senin tükenir aşkın;
İnsan kalmaz uzun zaman neşeli, taşkın…
Ya mefkûre? Ebediyet onunla birdir,
Kişioğlu müebbeden ona esirdir.
En mukaddes iki “var”a böyle söversen,
Toprak ejder, mâzi kanlı bir gece dersen,
İleriye bakamazsın, gözün kamaşır.
İstikbâli kucağında bu mâzi taşır…
Arkasında olmasaydı şanlı bir mâzi
Bu milletten çıkar mıydı bir büyük “Gâzi”?
Kara toprak yine bizden gıda almasa
Kalır mıydı aramızda türe, yasa?
Mâzi bizim atamızdır, toprak anamız,
Biri bizi yetiştirir, biri verir hız.
Bu toprağa nasıl dersin kara bir ölü
Ki bağrında bütün şanlı ecdat gömülü.
Toprak ejder, mâzi kanlı bir gece dersen,
İleriye bakamazsın, gözün kamaşır.
İstikbâli kucağında bu mâzi taşır…
Arkasında olmasaydı şanlı bir mâzi
Bu milletten çıkar mıydı bir büyük “Gâzi”?
Kara toprak yine bizden gıda almasa
Kalır mıydı aramızda türe, yasa?
Mâzi bizim atamızdır, toprak anamız,
Biri bizi yetiştirir, biri verir hız.
Bu toprağa nasıl dersin kara bir ölü
Ki bağrında bütün şanlı ecdat gömülü.
Yabancılar bir gün yine akın ederse,
Ve zaferi kendisine yakın ederse,
Sevgilimi aldı diye bu kara toprak
Tarihin ün meydanında uzun kalarak
O toprağın uğruna sen can vermez misin?
Ve zaferi kendisine yakın ederse,
Sevgilimi aldı diye bu kara toprak
Tarihin ün meydanında uzun kalarak
O toprağın uğruna sen can vermez misin?
Bu mâziyle bu toprağa küfürden sakın,
Kendine gel, irâdeni üstüne takın!
Savaşları, türeleri, yasalarıyla,
Zaferleri, bozgunları, tasalarıyla
Mâzi ırkın yarattığı bir şaheserdir…
Kendine gel, irâdeni üstüne takın!
Savaşları, türeleri, yasalarıyla,
Zaferleri, bozgunları, tasalarıyla
Mâzi ırkın yarattığı bir şaheserdir…
Hey arkadaş! Sapıtmışın, doğru yola gir;
Hakkı neyse ver mâziyle kara toprağın…
Onlar değil efsaneyle cansız bir yığın!
Hakkı neyse ver mâziyle kara toprağın…
Onlar değil efsaneyle cansız bir yığın!
Bu ikisi ebediyen kutlanacaktır…
Ve bunları inkâr eden, bil ki alçaktır…
Ve bunları inkâr eden, bil ki alçaktır…
Hüseyin Nihâl ATSIZ
1932





























