Şiiri, Atilla YILMAZ'ın yorumuyla dinleyebilirsiniz.
İçim yine sevinçle dolup yanıyor;
Sanki deniz olmuş, dalgalanıyor.
Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden;
Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden.
Zafer,ümit kaynağının bir çeşmesidir.
Zafer bir çok gönüllülerin birleşmesidir.
Gönülleri birleşenler ölse de bir gün
Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.
Gönülleri birleşenler! Selâm sizlere!
Uzaklarda dertleşenler! Selâm sizlere!
Selâm sana hücrelerde benzi solan genç!
Selâm sana ey yılları hebâ olan genç!
İstikbâlim gitti diye yaslanma sakın!
İstikbâlin değil, rûhun Tanrı`ya yakın!
O yalancı istikbâle bir perde indir!
“Gerçek yarın” unutma ki bir gün senindir!
Selâm sana yavrusundan ayrılan kadın!
Kim bilir sen gizli gizli nasıl ağladın!
Ne bir damla gözyaşı dök, ne yasla dövün,
Sen yaşarken öksüz kalan yavrunla övün!
Gür sütünle aşladığın erlik cevheri
Yapacaktır onu yaman bir çeri...
Tek bir kadın değilsin sen...Sen bir ocaksın!
Madem ki bir adın Atsız, katlanacaksın!
Kafkasya’da can veren bir şehidin kızı
Bir çeliktir... Yüreğinde erir her sızı...
Varsın,bağrın firkatiyle yavrunun yansın...
Yansın, dayan! Çünkü sen de bir kahramansın!
Ey ekmeği alınanlar! Selâm sizlere!
Ey rütbesi çalInanlar! Selâm sizlere!
Kardeş yahut arkadaştır diye evleri,
Ocakları dağıtılan ülkü devleri!
Selâm size! Üstünüzde bütün bakışlar,
Bir gün olur, tarih sizi elbet alkışlar!
Ey ciğeri parçalanan kahpe veremden
Ne beklersin dünyadaki sahte keremden?
Ciğerlerin sönüyorken Tanrı`yı andın;
Tasa etme,gerçekleşir mukaddes andın.
Hepinize sevgilerle coşkun selâmlar!
Şehitlerimiz bile sizi belki selâmlar
İçtiğiniz ıztıraplar size kımızdır.
Bu acılar mâzimize selâmımızdır.
En tatlı bir hayâlimdir bu selâm benim
Kırk derece sıcaklıkta erirken tenim...
Çekiyoruz bunalarak, fakat ne çıkar?
Ulu Tanrı bir gün elbet bizi yarlıgar.
Bütün dünya sağırlaşsa o bizi dinler,
O`nun rahmet denizinde rûhlar serinler.
Ey hırçın genç, ey güzel kız! Bırakın yası...
Yeter temiz gönüllerin bizi anması...
Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,
Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün rûhlarımız şad olacaktır!
Selâm şanlı mâzimize!Selâm yarına!
Selâm zafer ordusunun silâhlarına!
Ey geçmişin yiğitleri!Selâm sizlere
Ey yarının şehitleri!Selâm sizlere!
Siz tarihe yazıyorken şanlı bir satır
Aranızda bulunacak güleç bir batır;
Atsız oğlu Yağmur denen bu yağız çeri
Atılarak hepinizden daha ileri
Güldürecek babasının yanık rûhunu;
Ruh ve yürek sağırları anlamaz bunu...
Karışınca gövdem yurdun topraklarına
Rûhum uçar ırkımızın bayraklarına,
Varlığın sevgisi onlara taşır;
Kendisi de ay-yıldıza belki karışır.
Bir gün gelip ırkımızın gürbüz erleri
Adım adım dolaşırken kutlu yerleri
"Vaktiyle bir Atsız varmış..." derlerse ne hoş!
Anılmakla hangi bir rûh olmaz ki sarhoş?
Haydi artık dinsin bütün ıztırapların,
Ufuklardan şanlı bir gün doğacak yarın
Güzellikle, sıcaklıkla ve ihtişamla...
Kumandasız hazır olup onu selâmla!
Gönlündeki yaraların kanını dindir...
Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden;
Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden.
Zafer,ümit kaynağının bir çeşmesidir.
Zafer bir çok gönüllülerin birleşmesidir.
Gönülleri birleşenler ölse de bir gün
Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.
Gönülleri birleşenler! Selâm sizlere!
Uzaklarda dertleşenler! Selâm sizlere!
Selâm sana hücrelerde benzi solan genç!
Selâm sana ey yılları hebâ olan genç!
İstikbâlim gitti diye yaslanma sakın!
İstikbâlin değil, rûhun Tanrı`ya yakın!
O yalancı istikbâle bir perde indir!
“Gerçek yarın” unutma ki bir gün senindir!
Selâm sana yavrusundan ayrılan kadın!
Kim bilir sen gizli gizli nasıl ağladın!
Ne bir damla gözyaşı dök, ne yasla dövün,
Sen yaşarken öksüz kalan yavrunla övün!
Gür sütünle aşladığın erlik cevheri
Yapacaktır onu yaman bir çeri...
Tek bir kadın değilsin sen...Sen bir ocaksın!
Madem ki bir adın Atsız, katlanacaksın!
Kafkasya’da can veren bir şehidin kızı
Bir çeliktir... Yüreğinde erir her sızı...
Varsın,bağrın firkatiyle yavrunun yansın...
Yansın, dayan! Çünkü sen de bir kahramansın!
Ey ekmeği alınanlar! Selâm sizlere!
Ey rütbesi çalInanlar! Selâm sizlere!
Kardeş yahut arkadaştır diye evleri,
Ocakları dağıtılan ülkü devleri!
Selâm size! Üstünüzde bütün bakışlar,
Bir gün olur, tarih sizi elbet alkışlar!
Ey ciğeri parçalanan kahpe veremden
Ne beklersin dünyadaki sahte keremden?
Ciğerlerin sönüyorken Tanrı`yı andın;
Tasa etme,gerçekleşir mukaddes andın.
Hepinize sevgilerle coşkun selâmlar!
Şehitlerimiz bile sizi belki selâmlar
İçtiğiniz ıztıraplar size kımızdır.
Bu acılar mâzimize selâmımızdır.
En tatlı bir hayâlimdir bu selâm benim
Kırk derece sıcaklıkta erirken tenim...
Çekiyoruz bunalarak, fakat ne çıkar?
Ulu Tanrı bir gün elbet bizi yarlıgar.
Bütün dünya sağırlaşsa o bizi dinler,
O`nun rahmet denizinde rûhlar serinler.
Ey hırçın genç, ey güzel kız! Bırakın yası...
Yeter temiz gönüllerin bizi anması...
Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,
Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün rûhlarımız şad olacaktır!
Selâm şanlı mâzimize!Selâm yarına!
Selâm zafer ordusunun silâhlarına!
Ey geçmişin yiğitleri!Selâm sizlere
Ey yarının şehitleri!Selâm sizlere!
Siz tarihe yazıyorken şanlı bir satır
Aranızda bulunacak güleç bir batır;
Atsız oğlu Yağmur denen bu yağız çeri
Atılarak hepinizden daha ileri
Güldürecek babasının yanık rûhunu;
Ruh ve yürek sağırları anlamaz bunu...
Karışınca gövdem yurdun topraklarına
Rûhum uçar ırkımızın bayraklarına,
Varlığın sevgisi onlara taşır;
Kendisi de ay-yıldıza belki karışır.
Bir gün gelip ırkımızın gürbüz erleri
Adım adım dolaşırken kutlu yerleri
"Vaktiyle bir Atsız varmış..." derlerse ne hoş!
Anılmakla hangi bir rûh olmaz ki sarhoş?
Haydi artık dinsin bütün ıztırapların,
Ufuklardan şanlı bir gün doğacak yarın
Güzellikle, sıcaklıkla ve ihtişamla...
Kumandasız hazır olup onu selâmla!
Gönlündeki yaraların kanını dindir...
Yüzdeyüz Türk olduğun gün cihan senindir!
Hüseyin Nihâl ATSIZ
1 Ağustos 1944




























