“Aydın” kelimesini aslında içime sindirerek kullanmıyorum. Çünkü bu kelime eskilerin daha çok kullandıkları “münevver” kelimesi karşılığında kullanılıyor ve hiç de hak etmeyen bazı şarlatanlar, kendilerini bile aydınlatamamış bazı örümcek kafalılar,”kerameti kendinden menkul” olan “pirefesörler” kendilerine “aydın” diyebiliyorlar.
Münevver, “Kendi alanına tam olarak hakim olduğu gibi,insanı ilgilendiren her konuda derinlemesine bilgisi olan, sorulanlara gakguk demeden doyurucu cevaplar verebilen” kişidir benim bildiğim.Gazete ve televizyon kültürü ile ahkam kesmez yani. Zaten orda burda da “Her şeyi ben bilirim.” diye bakmaz etrafına. Her şeyi bilse bile “mütevazı”dır. Aynı şeyleri “sanatçı” için de söyleyebiliriz. Bu tabiri de belki ileride yazacağım bir yazımda işlerim. Çünkü sanat ve sanatçı kavramları da ne idüğü belirsiz “dolma” kıvamını almıştır günümüzde.
Türk Milletinin münevverlerine, bilim adamlarına, sanatkarlarına geçmişte ne kadar değer verdiğini söylemeye lüzum yok. Ne zaman ki gereğince değer verilmemiş veya başka milletlerin, kültürlerin esiri olmaları önlenememiş; işte o zaman millet, memleket şimdi bulunduğumuz yere düşürülmüş. Son olarak Osmanlının gerileme döneminden itibaren devam eden bir buhranlı dönemin içindeyiz maalesef. Bazılarının hala aydınlanmanın başlangıcı olarak filan ilan ettikleri “Tanzimat” ve sonrası dönem, aydınlarımızın (artık münevver değiller çünkü) ihaneti alışkanlık haline getirdikleri bir dönemdir.Tanzimat Fermanı Batılı emperyalistlerin zoruyla ilan edilmiştir ve Türk Milletine kıl kadar bir faydası yoktur. Azınlıkların haklarını çoğaltmak ve güçlendirmek amaçlanmıştır.1839’da başlayan bu korku, çekinme ve endişe dönemi, 1859 Islahat Fermanı, 1876 I. Meşrutiyet,1908 II.Meşrutiyeti, malum I. Dünya Savaşı ve sonrasıyla devam eder. Bütün bu dönemler zamanlarındaki aydınlar tarafından alkışlanmış, övülmüş, göklere çıkarılmıştır; ama Türk Devleti hep geriye gitmiştir ne hikmetse.Bu dönemleri,olumsuzlukları o zamanlarda alkışlayan aydınlarımız ne kadar yanlış davranmışlarsa, bu durumu tasvip eden ve hala alkışlamaya devam eden aydınlarımız da(!) o kadar büyük bir yanlışın içindedirler.Böyle olmadığına hiç kimse hiçbir vatanseveri ikna edemez. O dönemler hakkında ayrıntıya girmeye lüzum yok. İsteyen bu dönemleri açıp araştırabilir.
Gelelim günümüz aydınlarına! Hangi milletin aydını kendi devletine düşmandır? Hangi milletin aydınları kendi milletinin değerlerinden bu kadar uzaktır? Sadece uzak olmakla yetinseler iyi, aşağılamayı, sövüp saymayı da bir iftihar vesilesi olarak görürler? Hangi milletin aydını AB’nin, Soros’un, bilmem kimin paralarıyla kendi devletini yıkmanın planlarını kurar?Hangi milletin aydını Amerikancı, Rusçu, Çinci, Vietnamcı, bilmem neci olur?
Son günlerde televizyonlarımızda boy gösteren olaylara ve muhteremlere bakın.”Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz.”,”Kahrolsun devlet” Allah, kendini Ermeni olarak görenlerin yolunu açık etsin.Ama “hepimiz” derken beni de kendilerinden sayıyorlarsa, ben de ağzıma geleni sayarım. Çünkü “Allah’a şükür ki Ben Türk oğlu Türk’üm!” Ben devletimin, milletimin aşığıyım ve üstlerine toz kondurmam.İşte o bağıran kalabalık içinde yer alan, almasa da kıyısından köşesinden bu durumun savunucuları da kendilerine “aydın” diyorlar.Bir haftadır bütün mukaddeslerimiz için ağızlarına geleni söylediler, salyalarını uluorta saçtılar. Bu vesile ile de “301” kalkmalıdır, teranesi tutturdular. Demek ki sövgülerini yeterli görmüyorlar, o madde kalksa, içlerinde ne kadar pislik varsa dökecekler artık.
Kimsenin kimseyi öldürme hakkı olmamalı,(Devletten başka tabii.Devlet, kendine hainlik edenlerin cezasını devlet gibi vermeli.Ölümse ölüm.)kimse kimseyi kendi başına yargılayıp infaz etmemeli.Hırant’ın öldürülmesini de sağduyu sahibi hiç kimse onaylamaz. Çünkü böyle bir zamanda ciğeri beş para etmezlerin ölüsünün daha kıymetli olacağını herkes bilir en azından.
Allah milletimize selamet versin.Kendi içinden çıkan bunca haine rağmen ayakta durabilmemiz bile bir mucize.Geçmişte bir Osmanlı paşasına atfedilen, “Siz dışardan,biz içerden” sözü geçerliliğini hala devam ettirtiyor.Hala içerideki hainler dışarıdakilerden daha çok.Tabii ki,her dönemde var olan gerçek Türk münevverlerini bunlardan saymıyorum.Onların “biz aydınız” diye ortaya çıktıkları filan da yok.
“BİR ZAMANLAR BİZ DE MİLLET,HEM NASIL MİLLETMİŞİZ,
GELMİŞİZ DÜNYAYA MİLLİYET NEDİR ÖĞRETMİŞİZ.
KAPKARANLIKKEN BÜTÜN AFAKI İNSANİYYETİN,
NUR OLUP FIŞKIRMIŞIZ TA SİNESİNDEN MİLLETİN!”
Allah bu millet için,bu devlet için bir çivi çakandan razı olsun.Bu millete zerrece zarar veren hainler, bu milletin tükürükleri içinde boğulacaklardır.
“GÖSTER ALLAH’IM,BU MİLLET KURTULUR,TEK MUCİZE,
BİR UTANMA HİSSİ VER GAAİB HAZİNENDEN BİZE”






























