ÇukurovaSanat Dergisi 4. Sayı

  • e-Posta

ÇukurovaSanat Dergisi 4. Sayı" Yıl:1 Sayı:4 Nisan 2010” künyedeki bu satır aradan 4 ay’ın geçtiğini söylüyor. Belki bazılarınıza uzun bir zaman olmayabilir. Ama çocuğun doğduktan sonraki gelişmesini takip eden ana-babaya sorun bakalım aradan geçen bir ayı iki ayı...

Bu zaman zarfında aldığımız tepkiler hep olumlu ve cesaret verici... Teknik anlamda eksikliklerimiz “zamanla düzelir” sözleriyle, nezaketle söylendi. Tabii biz anlayacağımız anladık ve her seferinde bir şeyleri daha iyi yapmaya gayret ettik.

Ama diğer tarafta bu dergiyi çıkarmaktaki amacımızı ortaya koyduğumuzda aldığımız tepkiler daha bir cesaretlendirici ve daha bir gurur verici oluyordu.

Yapmaya çalıştığımız, tabir yerindeyse “Anadolu dergiciliği” değildi. İki üç arkadaşın bir araya gelerek edebi duygularını tatmin etmek için çıkardığı ve “nereye kadar giderse gitsin” gibi bir hedefimiz de yoktu. Biz başka şeylerin peşinden geldik buralara. Bizim kaygımız farklı, bizim kavgamız farklı...
Mensubu bulunmaktan şeref duyduğumuz bu Yüce Millet zor günlerden geçiyor. Hem üzerinde yaşadığımız topraklarda, hem de yüreğimizde yaşattığımız topraklarda. Bunun bilincinde olmak, bunun acısını ve kaygısını duymak bile insanın harekete geçmesi için bir sebep. Milletimize, davamıza, ülkümüze ve ülkemize hizmet etmekten başka bir gayemiz yok. Sahip olduğu kültürden ve yücelikten haberi olmadan yaşayan insanlarımıza bir şeylerin kaygısını çektirmekti amacımız. Çoğumuzun içinde bulunduğu durum şu; “bir gecekonduda oturuyoruz, elektrik yok, su yok, yarı aç yarı tok... Gecekondunun temelinde hazine saklı... Zahmet edip yıkılan yerleri tamire kalksak bu hazineyi bulup refaha ereceğiz” ama nerede...İşte biz bu hazineyi ortaya çıkarmaya kararlıyız.
Türklüğe, Türk Milletine hizmet etmenin yolunun, öncelikle meseleleri gerçekçi ve ön yargısız bir düşünceyle tespit etmek olduğunu biliyoruz.
Şunu da çok iyi biliyoruz ki; Türklüğün meselelerine eğilen her insan samimi, dikkatli ve cesur olmak zorundadır. Olaylara samimiyetle ve bilerek bakmasını bilmeyen, olaylardan ibret alamaz. İbret almak için ise, korkusuz olmak gerekir; zira “korku insanı musibetten kurtarmaz daha beterine düşürür.
Çok şükür Türk’ün, Türklüğün içinde bulunduğu durumdan rahatsız olan, bir şeylerin yapılması gerektiğini düşünen insanımız çok. Bunların samimi olduklarını da çok iyi bilenlerdeniz. Ama ne hikmetse herkes kendi kulvarında elinden geldiğince, gücünün yettiğince mücadele veriyor.
“... Kalede yatmış idim
Top attılar oyanmadım,”
 
diyen hocalarımız vardı. 1970’li yıllardan beri kalemiyle, çizgileriyle bu davaya gönül verenlerin gönüllerini süsleyen.
 
Kendimizi anlattık, hedefimizi anlattık, yapmak istediklerimizi anlattık. “Gözümüz Tanrı Dağı’nın doruklarında, önümüzde koskoca Türk Dünyasının haritası, yüreğimizde onların muhabbeti, dilimizde onların türküleri “ dedik. İkna oldular. Amacımızın “Yükselmek için değil yükseltmek için...” mücadele etmek olduğunu anladılar. Ve nihayetinde;
 
“Söz ile söhbet ile oyattılar...
 Saz ile avaz ile oyatdılar “
diye sözlerini tamamladılar.
 
Eğer davanız kutsal ve hedefiniz büyükse siz, devlerle er meydanına çıkacaksınız demektir. O zaman sizin de saflarınızda DEV’lerin olması gerekir. Biz bir bir uyandırmaya başladık Türklüğün Dev’lerini, Ülkünün Dev’lerini...
 
Ve diyoruz ki;
 
“Bir olalım, İri olalım, Diri olalım”
 
Yapacağımız tek şey; “DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KAN”ın beynimizde çaktırdığı şimşekle aydınlanacak yolda yürümek.
 
Yapacağımız tek şey; en çaresiz zamanlarda bile “MUCİZELER YARATAN BİR IRK”ın mensubu olduğumuzu hatırlamak.
 
Her gün güneş doğuyor ve batıyor, gezegenler hareketlerine devam ediyor; o halde GÖK ÇÖKMEDİ.
 
Her gün yeni bir güne uyanıyoruz. Ayaklarımız yere basıyor. Günlük meşgale içinde mücadele ediyoruz, demek ki; YER (de) YARILMADI.
Hal böyle olunca İLİMİZİ VE TÖREMİZİ bozmaya yeltenenlere verecek bir cevabımız da vardır mutlaka.
Saygılarımızla...

Abdullah BEYCEOĞLU

 

Yorum Ekle


ÇANAKKALE
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Orhun Kitapevi

Destan Romanlar

YARDIMSEVER AVCI
Kazak Türklerinin Kambar Batır Destanı, 96 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  
Reklam

URUMÇİ OLAYLARI

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Misafirlerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün267
mod_vvisit_counterDün504
mod_vvisit_counterBu Hafta2120
mod_vvisit_counterGeçen Hafta3166
mod_vvisit_counterBu Ay4379
mod_vvisit_counterGeçen Ay14373
mod_vvisit_counterToplam203450

Çevrimiçi: 41
IP: 38.107.179.237
Tarih: 10 / 02 / 2012