ÇOCUK EDEBİYATINDAN YENİ BİR KALEM: AHMET AYKOL

  • e-Posta

Onu, Türk Eğitim Sen ile Türk Ocakları Denizli şubelerinin ortak lokalinde, sendika yönetim kurulunda görevli faal bir öğretmen olarak tanıdım. Kara kuru, elinden sigarası düşmeyen (bence tek kusuru bu, inşallah kısa zamanda bu alışkanlığından vazgeçer), saygılı bir genç idi. Mahallî gazetenin birinde günlük köşe yazısı yazıyordu. Yazılarına göz attım; kelime haznesi zengin, ifadesi düzgün ve mantıklı, okuyan, kendini yetiştiren ve Türkçeye hâkim biri olduğunu okuyucuya hissettiriyordu.

Öğretmenlerin yazı ile meşgul olması çok hoşuma gider. Hele çocuklar için yazanlarını görürsem daha bir keyiflenirim. “Belki bu tür çalışmalar onda da vardır, yoksa belki yönlendiririm.” diye Ahmet Aykol’a takıldım.

-Sen çocuklar için yazmıyor musun?

-Çocuklar için hiç yazmadım hocam, dedi. Üniversitede, öğrencilik yıllarımda şiir yazmıştım. Birkaç tanesi Türk Edebiyatı ve Malatya’da neşredilen Dürbün dergisinde yayımlandı, o kadar. Yazdıklarımın ille de yayımlanması gibi bir derdim yok. Daha çok kendim için yazıyorum.

“Tam aradığım kişi!” diye düşünerek üzerine gittim.

-Sınıf öğretmenisin; öğrencilerle, öğrenci velileriyle karşı karşıyasın. Okulda, çevrende her gün hikâye konusu yapılarak işlenebilecek onlarca olayla karşılaşıyorsun. Yani senin gibi biri için hikâyeyi yakalamak kolay. Özellikle çocuklar için yazmanı isterim.

-Hikâye olarak işlenebilecek bazı konuları not almıştım ancak üzerine düşmedim.

-Onlardan birini işleyip getirebilir misin?

Cümleyi nazik bir ifadeyle kurmuştum amma söylenişi biraz ağabeyce olmuştu, emreder şekilde! Dedim ya Ahmet Aykol saygılı biri, beni kırmadı.

-Peki ağabey! dedi.

İyi ki ondan yazmasını istemişim. Bir zaman sonra “Köyden Gelen Kız” adlı hacimli bir çocuk romanı ile geldi. Anlaşılan hikâye diye not aldığı o bir paragraflık konu, işledikçe genişlemişti. Eser, o hâliyle bile basılabilirdi. Üzerinde biraz konuştuk. Bir zaman sonra ikinci bir çalışmasını getirdi; “Yiğit Ramazan”. Kitapta üç hikâye yer almıştı; Hafıza aranıyor, Korkak İbrahim ve Yiğit Ramazan... Bu eser üzerinde daha az konuştuk çünkü ikincisi olmasına rağmen genç yazarımız epey yol almıştı. Ona şöyle dedim; “Bundan sonra yazdıklarını bana getirmeyeceksin. Kitap hâline geldikten sonra okuyup düşüncelerimi söyleyeceğim.” Ahmet Aykol ile bu güzel hatıraları 2002 yılının sonları ile 2003 yılının ilk aylarında yaşadık. Hikmet Neşriyat, iki kitabı da yayınları arasında yer verdi. Ben muradıma ermiş, sınıf öğretmeni bir arkadaşımı çocuk edebiyatı sahasında yazmaya yönlendirdiğim gibi eser sahibi olmasına da vesile olmuştum.

2004 yılına geldiğimizde, yayınevi sahibi Ersan Bostan Bey soruyordu; “Hocam, Ahmet Aykol yine yazıyor mu? Yeni çalışmaları var mı?” diye. Ahmet’le haftada birkaç gün, çalışmaları, çocuk kitapları üzerine konuşuyorduk; bu sebeple ne yaptığını biliyordum. “Evet, üç tane daha var.” dedim. “Onları da göndersin...” Bir yayıncının yazardan böyle kitap istemesi, yazar açısından fevkalâde olumlu bir gelişmeydi. 2005 yılında “Şehitler Köyü”, “Düşeşin Bedeli” ve “Elif’in Kitaplığı” adlı üç kitabı daha Hikmet Neşriyat yayınları arasında çıktı. 2006 yılında da “Küçük Kaçağın Büyük Sırrı” ile “Bilgisayardaki Virüs: Tarih” adlı eserleri, yine aynı yayınevi tarafından kitaplaştırıldı.

Ahmet Aykol’un sayısı yediye ulaşan eserlerinin hepsini okudum. Eserler, ilköğretimin 4.-8. sınıf öğrencilerin hitap ediyor. Yedi eser vermek az iş değil. Mesleğinin avantajını pek güzel kullanıyor. Çocuklara nasıl, hangi kelimelerle, hangi cümle yapısıyla hitap edeceğini çok iyi biliyor. Nelerden bahsedeceğinin de şuurunda.

En son, “Bilgisayardaki Virüs: Tarih” adlı kitabını okudum. Eseri bitirdiğimde duygu yoğunluğu içindeydim. Bu hâlimi iki sebepten yaşamaktaydım: Birincisi, çocuk edebiyatı sahasında yönlendirdiğim bir kalem, o sahada yerini almıştı, Türk Çocuk Edebiyatı bir yazara daha kavuşmuştu. İkincisi, muazzam bir eserle karşı karşıya idim. Eserin macerası iyi tespit edilmiş ve iyi kurgulanmıştı, akıcı bir dille işlenmişti. Sonra neler vardı neler: Çocukların bilgisayarla olan dostlukları, aile içindeki yerleri, okuldaki durumları, vatan kavramı, öz kültürü fark ettirme çalışması, vd.

Şöyle düşünüyorum: Ahmet Aykol, Denizli’de ilköğretim okulu müdürlüğü yapmakta olan bir öğretmen. Yedi tane eser sahibi. Eserlerinin reklamı Yeniçağ gazetesinde veriliyor amma henüz üzerinde konuşan, yazıp çizen yok. Belki önümüzdeki aylarda veya yıllarda birileri onun eserlerini değerlendirmek üzere yazılar yazabilir amma şimdilik yok. İtiraf etmek gerekir, bizim böyle bir alışkanlığımız yok denecek kadar... Bir öğretmen, Türk çocukları için, özlediğimiz konu ve işleyişte eserler sunmuş kimin umurunda! Birileri, malûm amaçları uğruna Pamuk gibileri şişirip ödüllendirirken özümüzü işleyen eserleri ve yazarları görmezden gelmek, o tür eserleri ve yazarları tanıtmamak nasıl izah edilir bilemem...

Veliler, babalar, anneler! İşte çocuklarınıza teslim edebileceğiniz yedi eser. Öğretmenler! İşte sınıf ve okul kitaplıklarınıza rahatlıkla koyabileceğiniz, okuma saatlerinde çocuklara okutabileceğiniz ve öğrencilerinizin ellerine rahatlıkla verebileceğiniz kitaplar. Ey, “Biz bu milletin değerlerinin savunuculuğunu yapmak üzere faaliyetteyiz.” diyen yayın kuruluşlarımızın ve sivil toplum örgütlerimizin(!) yöneticileri! Ödül verecekseniz, işte yazar, işte eserler.

Tırnağını ciğerimize, kalbimize batıran Pamuklarla meşgul olacağımıza; dikkatlerimizi, bütün enerjisini ve vaktini milletimizin yaşaması ve yücelmesini dert edinen Ahmetlere çevirmemiz gerekmiyor mu?

Hasan KALLİMCİ

 

Yorumlar 

 
#1 2010-05-09 23:09
İltifatlarınız için çok teşekkürler hocam. Sorumluluklarım ı yerine getirmeye çalışıyorum...
Saygılarımla...
Alıntı
 

Yorum Ekle


ÇANAKKALE
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Orhun Kitapevi

Destan Romanlar

SÜPERMARKETTEKİ SÜRPRİZ
Köroğlu Destanı'nın Türkmenistan varyantı. 96 sayfa.
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  
Reklam

URUMÇİ OLAYLARI

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Misafirlerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün306
mod_vvisit_counterDün504
mod_vvisit_counterBu Hafta2159
mod_vvisit_counterGeçen Hafta3166
mod_vvisit_counterBu Ay4418
mod_vvisit_counterGeçen Ay14373
mod_vvisit_counterToplam203489

Çevrimiçi: 38
IP: 38.107.179.239
Tarih: 10 / 02 / 2012