1. Çin'in resmi yayın organı, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "Urumçi'de soykırım" yapıldığına ilişkin sözlerini geri alması çağrısında bulundu. Erdoğan, Çin'in içişlerine karışmakla suçlandı.
Uluslar arası hukuk çerçevesinde, bir ülkede 5 Temmuzda Urümçideki katliam gibi olayların olması durumunda, insan haklarına önem veren her ülke düşüncelerini dile getirebilir ve istekleri olabilir. Kaldı ki, Doğu Türkistanlılar ile Türkiye arasında tarihi, dini, milli ve kültürel bağ çok güçlü ve yoğundur. Aynı ırka mensuptur ve aynı kadere sahiplerdir. Aynı dini inancı paylaşırlar. Bütün bunları bir yana bırakalım, yaşanan insanlık dışı olaylara sadece Türkiye değil tüm ülkelerin aynı şiddette tepki vermesi gerekirdi.
Birkaç konuyu hatırlatmak istiyoruz. İç işlerine müdahale etme konusunda hiçbir ülke Çin ile yarışamaz. Türkiyede kanunlar çerçevesinde kurulmuş sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin kısıtlanmasına kadar inen bir müdahale söz konusudur. Doğu Türkistanı anlatmak ve tanıtmak maksadı taşıyan bir sivil toplum kuruluşu olarak örnekleri pek çok kez yaşadık. 1998 yılında yayınlanan 36 nolu Gökbayrakı yasaklayan, Doğu Türkistan teşkilatlarının faaliyetlerini kısıtlayan gizli genelge en çarpıcı örnektir. Çinin Türkiyede ki gelişmelere yönelik baskı ve müdahaleleri sonucu, Doğu Türkistan Milli Merkezi Avrupaya taşınmak zorunda kalmıştır. Doğu Türkistan Milli Merkezi, 1992 YILINDA İstanbulda kurulmuştur. ancak zaman içinde Çinin baskı ve müdahaleleri sonucunda Türkiyede faaliyet alanı kısıtlanmıştır.
5 Temmuz günü shoaguan katliamını kınamak üzere İstanbul Konsolosluğundan yapılacak gösteri öncesinden Çin konsolosluğu tarafından İstanbul Emniyetine yazı yazılarak, gösterinin engellenmesi istenmiştir. Bir elçilik bulunduğu ülkede devlet kurumları ile direk temasta bulunamaz. Bu ancak Çinin hukuk dışı uygulaması değil midir? İç işlerine müdahale değil midir?
Ayrıca Maocu zihniyet içinde olan İşçi Partisinin faaliyetleri, Doğu Perinçekin açıklamaları ve Ergenekon davası kapsamında tutuklanması, Çinin Türkiyede hükümetin düşürülmesine kadar gidecek faaliyetlerin içinde olduğu kaygısını güçlendirmektedir. Bazı araştırmacılara göre Türkiyede ki terör örgütlerine destek sağladığı endişesi de güçlenmektedir.
Bunlara rağmen Türkiye günümüze kadar, siyasi geleneklere uygun hareket etmiştir. Bölge her zaman Çinin ifadesi olan Uygur Özerk Bölgesi diye anılmıştır. Tarihi bütünlük içinde Doğu Türkistanlıların bağları güçlendirici etkisinden bahsedilmiştir. Doğu Türkistanlılara da sürekli olarak sakin olunması, soğuk kanlı davranılması telkin edilmiştir.
İki ülke arasındaki tutum farkı bu kadar bariz ortada iken, ortaya çıkan dehşet görüntülerinden sonra başbakanımız ve hükümet yetkililerimizin açıklamalarını iç işlerine müdahale olarak değerlendirmek ancak Çinin iki yüzlü siyasetine yakışan bir tutumdur.
2. Çin, Avustralyanın en büyük festivali olan Melbourne Film festivalinde yayınlanacak olan 'The 10 Conditions of Love' belgeselinin yayınlanmamasını istedi.
Rabiye Kadir hanım, eşi ve 11 çocuğu ile ilgili Aşkın 10 Hali belgeseli, Rabiye Hanımın hayatı, Doğu Türkistan davasında ki mücadele yılları ve çocuklarına etkilerini konu almaktadır. Çin Konsolosluk yetkilileri 8 Ağustosta yapılacak gala gecesinde bu belgeselin yayınlanmaması için yoğun baskı yapmaktadır. Bu bir başka ülkenin iç işlerine müdahale değil midir?
3. Çin Dış İşleri Bakanlığı Özel Temsilcisi Song Türkiyede hükümet yetkilileri ile görüşüyor.
Doğu Türkistanda yaşanan olaylardan sonra Çin Türkiyeye özel temsilci göndererek temaslarda bulunuyor. Temaslarda ne gibi belgeler kullanıldığı ve Türkiyeden ne istendiği konusunda bilgi yoktur. Ancak Çin basınının ilk günden başlayarak devam eden dünyayı yanıltma konusundaki çalışmaların bu temaslar ile devam ettiği açıktır.
Neden diğer ülkeler değil, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa devletleri veya İran, Pakistan değil, Türkiye? Olaylar karşısında en net tavrı Türkiye sergilemiştir. Çin sürekli olarak Doğu Türkistan konusunda sorumlu olarak Türkiyeyi görmüştür. Başbakanımızın adeta soykırım ifadesinden sonra Çin durumunu tekrar gözden geçirmek zorunda kalmıştır. Doğu Türkistandaki olayların bastırılmasında Türkiyenin müdahalesi etkili olmuştur. Tarihte ilk defa Çin, Doğu Türkistanlılara uyguladığı vahşeti rakamlar ve açıklamalar ile savunmak zorunda kalmıştır.
Bundan sonra da Çin-Türkiye ilişkileri kimsenin tahmin edemeyeceği bir yönde gelişecektir. İddia ediyorum ki, Çin bu net duruş karşısında, Türkiye ile daha yakın ilişki kurma çabasına girecektir.
Seyit TÜMTÜRK
Dünya Uygur Kongresi
Başkan Yardımcısı
+90 532 402 64 92
Dünya Uygur Kongresi
Başkan Yardımcısı
+90 532 402 64 92
Dursun SÜYDÜNLÜ
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
H.Ahmet Yesevi Mah.44.Sok.no:28 K.Sinan
0 352 3393965
05442281158
KAYSERİ/TÜRKİYE
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
H.Ahmet Yesevi Mah.44.Sok.no:28 K.Sinan
0 352 3393965
05442281158
KAYSERİ/TÜRKİYE





























