YAMYAM FARELERE DİKKAT!

  • e-Posta

Zaman değişti. Önceden ülkeler topla-tüfekle işgal ediliyordu. Son sözü daima piyade söylerdi. Önce delikli demir çıktı, mertlik bozuldu.”  Yürek, bilek kuvvetinin yerini Delikli Demir aldı. Ardından başka bir savaş başladı. Bu savaş hiçbir şeye benzemiyordu. Top, tüfek, tankın pabucunu dama atan bir savaştı bu. İlk olarak işgal edilecek ülkenin kültürel değerlerine bubi tuzakları kuruluyor, yavaş yavaş ısıtılan kurbağa misali kültürel yozlaşma sağlanıyor, ardından da işgalci ülkenin kültürel öğeleri birer birer işgal edilecek ülke insanlarına benimsetiliyor. Gerekli alt yapı oluşturulduktan sonra toplum üretmeden tüketmeye alıştırılıyor. Alın terinin kıymetini bilmeyen nesiller har vurup harman savurarak bir süre idare ediliyor. Bu arada toplumda gelir düzeyi farklı minik gruplar oluşturuluyor. Bu grupların arasına yavaş yavaş düşmanlık tohumları ekiliyor. Toplumun büyük bir kısmı sürekli olarak daha, daha fakirleştiriliyor. Mutlu azınlığın abartılı yaşam tarzı bütün toplumun adeta gözünün içine sokularak diğer grupların bu mutlu azınlığa diş bilemesi sağlanıyor. Aynı zamanda halkın büyük bölümünün sisteme, devlete, yöneticilere yabancılaşması da göz ardı edilmiyor elbette. Sizin anlayacağınız toplumda oluşturulan zıt kutuplar hemen her şeyin açığını aramaya başlıyor… Sonrası kolay. Zamanla fakirler aç, olmayan parasını harcayan orta direk fakir, zenginler de orta direk oluveriyor. Gerektiğinde Lükse alıştırılan mutlu azınlığın bile ipi çekilebiliyor…
 
Bu aynı zamanda zincirin son halkasını oluşturuyor. Bu noktadan sonra yeniden en başa dönüyoruz. Eski metotlara, yani silaha. Ancak bir farkla, yine silahlar kullanılıyor ama bu silahlar düşman tarafından değil kendi halkı tarafından. Düşman tek mermi atmadan karşı tarafı teslim alıyor. Öyle ki düşmana teslim olanlar bu teslimiyetin farkına ancak sıra kendilerine geldiklerinde anlıyorlar ki o zaman da çoktaaan iş işten geçmiş oluyor...
 
Günümüzde ülkeler yukarıda da özetlediğimiz gibi sıcak bir savaşa maruz kalmadan; ihtilaller, ayaklanmalar ve iç savaşlarla bağımsızlıklarını kaybetmektedirler. Sizin anlayacağınız, demokrasi ile idare edilen ülkeler yine demokrasinin nimetlerinden faydalanılarak bağımsızlıklarından oluyorlar. Ülkemiz de özellikle jeopolitik konumu sebebiyle bu savaşın hedef tahtasıdır. Türkiye; Asya’da en büyük olma yarışındaki Çin ve Rusya’yı dünyaya bağlayan köprü konumundadır. Dünyanın en önemli iki enerji kaynağı petrol ve doğalgazın kavşak noktasındadır. Geleceğin enerji kaynağı olarak gösterilen bor, uranyum ve toryum rezervleri ile göz kamaştırmaktadır. Bütün bu özellikler hedef tahtası olmamız için yeter de artar bile.
 
Dahası bizim çok büyük bir zaafımız var. Dışarıdan gelen tehlikeler ne kadar büyük olursa olsun, Türk Milleti birlik ve beraberliği sayesinde bu tehlikeleri bertaraf etmesini bilmiştir. Bugüne kadar kurulan 16 Türk Devletinden hiç birisi başka bir devletin işgali sonucu yıkılmamıştır. Her seferinde bölünme veya bir birine düşme şeklinde parçalanarak kendi kendimizi yok etmiş ardından da küllerimiz arasından doğmayı, yeni bir devlet kurmayı başarmışız. İşte bu zaafımız bizim için en büyük tehlikedir. Düşmanlarımız bu zaafımızı belli dönemlerde çok iyi kullanmış; sağcı-solcu, Alevi-Sünni olarak bölmeyi denemişlerdir. Başarısız olduklarını görünce bir süre kenarda sıralarının gelmesini bekleyip şimdilerde Türk-Kürt, Şeriatçı-Laik çatışması çıkarmaya çalışmaktadırlar.
 
Biz bu oyuna gelecek miyiz? Aklıselim birçok insan gelmememiz için mücadele ediyor. Ancak, düşmanlarımızın da boş durmadıkları aşikâr. Spekülatör George Soros’undan tutun da Ermenistan’a kadar, Kuzey Iraktaki aşiret artıklarından tutun da bebek katillerine kadar birçok taşeron renkli devrim denemeleri için zemin oluşturmaya çalışıyor. 16 bin yıllık bir millet, 7 bin yıllık devlet tecrübesi buna müsaade etmez diye düşünüyorum. Ancaaak, yamyam fareleri de hafife almamak gerekli.
 
( Yamyam Fare; Eskiden gemilerdeki fareleri yok etmek için İngilizlerin kullandığı bir metot. Bir tane fare canlı olarak yakalanıp boş bir tenekeye konulur ve günlerce aç bırakılırmış. Sonra yakalanan küçük bir fare bu farenin yanına konulur, günlerce aç kalmış olan farenin bu fareyi yemesi sağlanırmış. Sonra bir daha, bir daha derken yamyam bir fare elde edilerek geminin içine salınırmış. Bu fare rahatlıkla diğer farelerin yanına sokulur ve yakaladığını yermiş. Böylece gemi farelerden temizlenirmiş.)
 

     
AHMET AYKOL
TÜRKAV ŞUBE BAŞKANI


Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Sev, Umudun TÜRKÇE Olsun!

 

Yorumlar 

 
#1 İlteriş Kutluk 2010-04-07 05:25
Türk Tarihi'nin ilk yazılı belgelerinde, Ötüken Türk Kitabeleri'nde Türk devletinin hangi sebeplerle zayıfladığı, fakirleştiği ve yok olduğu çok açık ve net bir şekilde anlatılmış.Burada sıralanan temel sebepler özenti ve töreyi terketme.İncelediğimizde irili ufaklı yüzlercesi ve on altı büyük Türk Devleti hep aynı gerekçelerle zayıf düşmüş; sıkıntılar yaşamış ve yıkılanlar da özenti ve töreyi terk sonucu yıkılmış.

Ne zaman ki töreye sarılmışız, öze dönmüşüz dirilmiş ve yükselmişiz.Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşu yani yeniden dirilişimiz de Türk milliyetçiliğin e sarılarak olmamış mı?

İşte "Yüzde Yüz Türk olduğumuz gün." dünya sükununu yine bizimle bulacak hiçbir yamyam fare bize musallat olamayacaktır.

Lakin, özden uzaklaşıp başkalarına benzemenin faturasını Ötüken Türk Kitabeleri'ndeki ifadeyle "dağlar gibi kemikle et yığılınca; seller gibi kan" akınca ödemişiz.Bu fatura bugün katlanılmaz sonuçlar doğurmadan uyanmanın öze dönmenin zamanı gelmiştir.Bu millet silkinip kendine dönecek; hatalarından arınacak ve Türklük yine ışıl ışıl parlayacak adeta bir güneş olup dünyayı da parlatacaktır.Gelecek, Türklük adına güzelliklere gebe.Buna inancım tamdır.Bütün dünyanın sosyal anlamda çöküşte olduğu bu çağda elimizdekilerin kıymetini bilip yitirmediklerim izi muhafaza edebilsek eminim geleceğe Türkler yön verecektir.

Selam olsun kutuplar dışında her yerde varlığını sürdüren necip milletime....

Yüce Allah, Türk'ü ve Türk yurtlarını korusun ve yüceltsin.
Alıntı
 

Yorum Ekle


ÇANAKKALE
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Orhun Kitapevi

Destan Romanlar

KAYADAN DOĞAN KIZ
Hakas Türklerinin Altın Arığ Destanı, 112 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  
Reklam

URUMÇİ OLAYLARI

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Misafirlerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün110
mod_vvisit_counterDün440
mod_vvisit_counterBu Hafta1459
mod_vvisit_counterGeçen Hafta3166
mod_vvisit_counterBu Ay3718
mod_vvisit_counterGeçen Ay14373
mod_vvisit_counterToplam202789

Çevrimiçi: 35
IP: 38.107.179.240
Tarih: 09 / 02 / 2012