|
Kayıt Olun !
Kafamızdaki Lozan’ı Delemezsiniz! Yazdır

24 Temmuz l923 de İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanan Lozan anlaşması yıllar sonra deliniyor mu? Lozan deliniyor, delinecek, delindi söylemleri yıllardır konuşuluyor.

Bu konuda neredeyse yazılıp çizilmedik şey kalmadı. İşin garibi dün bu konuda mangalda kül bırakmayanlar bu gün değişiverdiler. Yok, yok gelişiverdiler. Dün sözde Lozan’ı savunanlar bugün neredeyse Lozan’ı delmek için var güçleri ile çalışıyorlar. Kimleri mi kastediyorum? O kadarını da siz buluverin. Gazete ve televizyonların arşivlerine kısaca bir göz atarsanız kimlerden bahsettiğimi hemen göreceksiniz.
 
Ülkemiz üzerine; senaryosunu AB ve ABD’ nin yazdığı, başrollerini kökü dışarıdaki bir takım sivil toplum örgütlerinin oynadığı, figüranlığını da bebek katili ve yandaşlarının yaptığı oyunun galiba son perdesi başladı. Sahnedeki yüzler mi? Siz onları yıllardır değişik isimlerle, değişik rollerde izliyorsunuz. Tek değişmedikleri nokta BÖLÜCÜLÜK!
 
Türkiye’de “Kürt Sorunu” diye tutturan birtakım zevat gemi iyice azıya aldı. Ellerinden gelse bölücü başını genel başkanları ilân edecekler. Mikrofonu kapan sözde “Kürt Sorunu”nun muhatabı olarak bebek katilini gösteriyor. Dahası ülkemizdeki sözde “Kürt Sorunu”nu yalnızca İmralı Canisinin göstereceği yol haritasına göre çözülebileceğini, söyleyip “İmralı’dan açıklama bekliyoruz!” diyebiliyorlar ki bunun adı “VATAN HAİNLİĞİ”dir!
 
Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşmasında da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye'de yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk Milletini oluşturmaktadır. Dolayısı ile Lozan’da Türkiye içerisinde bulunan, azınlıklar hariç, tüm halklar Türk Vatandaşı kabul edilmiştir.
 
Günümüzde ise birileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da şimdilik iç işlerinde bağımsız bir yapı kurmayı hayal ediyor. İşin düşündürücü tarafı ise dün bu yapıya şiddetle karşı çıkan bir kısım medya bugün bu girişimlere neredeyse çanak tutuyor. Bazıları kendisini frenleyemeyip alkışlıyor. Yazılıp çizilenler gerçekleşirse ABD ve AB emellerine ulaşmış olacak. Filistin, Irak ve Afganistan’da işlerini yoluna koyan ABD Türkiye’den de istediğini almış olacak. Pekiii, bütün bunlara çanak tutan, kalemiyle destekleyen, hatta birilerine akıl hocalığına soyunan sözde aydınlar yarın çocuklarına ne diyecekler? “Biz bebek katilinin yol haritasına güvendik” mi diyecekler? “AB ya da ABD bizi aldattı” mı diyecekler? Yoksa “üç-beş milyon dolara sizin geleceğinizi sattık” mı diyecekler?...
 
Bütün bu olumsuz tabloya rağmen ben yine de bu topraklarda yaşayan insanların sağduyusuna güveniyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin tıpkı dün olduğu gibi bu gün de devletine, vatanına, milli değerlerine sahip çıkacağına inanıyorum. Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayacağına, gazilerimizin boyunlarını bükmeyeceğine inancım tam.
 
Lozan mı? Korkarım ki tartışmaya açılmak istenilen bir anlaşma haline getirilmeye çalışılıyor. Kafamızdaki Lozan’ı delemezler ya! Sonuna kadar bağlı kalacağız.
 
AHMET AYKOL
TÜRKAV ŞUBE BAŞKANI

 

 

Misafirlerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün33
mod_vvisit_counterDün140
mod_vvisit_counterBu Hafta66
mod_vvisit_counterGeçen Hafta858
mod_vvisit_counterBu Ay634
mod_vvisit_counterGeçen Ay2537
mod_vvisit_counterToplam49129

Çevrimiçi: 7
IP: 38.107.191.111
Tarih: 05 / 09 / 2010