Dışarıdaki soğuğa inat içim yanıyor...
Gülen yüzüme inat, gözlerimde karakış...
Aklımdan bin türlü delilik geçiyor...
Eyvaaah! demek yerine hüzne inat alkış üzerine alkış...
Teslim olmam dedim yıllar boyu,
Mücadele etmenin zevkini yaşadım haksızlıkla.
İçimdeymiş meğer ne idüğü belirsizlikler, diz boyu...
Ardımdan vuruldum hep, bilerek yanlışlıkla...
Kor yangınından betermiş kar yangını.
Gel de anlat ihaneti son sırdaşın yorgana.
Düşman kurşunundan ağır dostun figanı,
Sol yanımdaki tiktaklar dursun gayrı, yol ver bana...
Gülen yüzüme inat, gözlerimde karakış...
Aklımdan bin türlü delilik geçiyor...
Eyvaaah! demek yerine hüzne inat alkış üzerine alkış...
Teslim olmam dedim yıllar boyu,
Mücadele etmenin zevkini yaşadım haksızlıkla.
İçimdeymiş meğer ne idüğü belirsizlikler, diz boyu...
Ardımdan vuruldum hep, bilerek yanlışlıkla...
Kor yangınından betermiş kar yangını.
Gel de anlat ihaneti son sırdaşın yorgana.
Düşman kurşunundan ağır dostun figanı,
Sol yanımdaki tiktaklar dursun gayrı, yol ver bana...
Hüzünlenmesin kimse, maskeli balo buraya kadar,
Ben çıkardım dünya denen kostümü, sıra sizde.
Çaresizlikte çaredir alın yazısı, kader…
Gayrı ömrün son demi, şimdi sıra son celsede...
Ben çıkardım dünya denen kostümü, sıra sizde.
Çaresizlikte çaredir alın yazısı, kader…
Gayrı ömrün son demi, şimdi sıra son celsede...
Ahmet AYKOL - 17/01/2012/Denizli





























